Meme Ultrasonu Ankara

Meme ultrasonu Ankara meme hastalıklarının tanısında her yaşta uygulanabilmesi, zararsız bir yöntem olması, kistik/solid kitle ayrımını iyi yapabilmesi, kolay uygulanabilir olması nedeni ile  çok yaygın ve ilk inceleme olarak tercih edilmektedir.  Meme ultrasonografisinin tanı koyma özelliği yüksektir.

Meme kanseri kadınlarda oldukça sık görülen kanserlerden biridir. Bu kanserin erken teşhisi oldukça önemli ve hayat kurtarıcıdır. Bu nedenle meme ultrasonu sadece hasta kadınlarda değil sağlıklı kadınlarda kimi zaman rutin kontroller içerisinde dahi yapılabilmektedir.

Kliniğimizde kadınlarda, erkeklerde ve çocuklarda meme ultrasonografisi yapılmaktadır. Gerekli durumlarda renkli Doppler ve elsatografi uygulanmaktadır. Meme de kitle şikayeti ile hekime başvuru yapan hastalarda öncelikli olarak şu faktörler değerlendirilir;

  • Risk faktörlerini değerlendirme,
  • Hastanın geçmiş öyküsü
  • Kullandığı ilaçlar

Bu sorgulardan sonra fiziki muayeneye geçilir. Meme ve koltuk altında kitle nerede, deri ile olan ilişkisine bakılır. Daha sonra hastanın yaşına göre mamografi yada meme ultrasonu tetkikine başvurulur.

Meme ultrasonu istenilen durumlar;

  • Meme muayenesinde ele gelen kitle olması
  • Mammografide şüpheli görünüm olması
  • Meme ağrısı olması
  • Meme akıntısı olması
  • Biyopsi yapılmayan lezyonların takibi (çoğunlukla BI-RADS 3 lezyonlar)
  • Şüpheli ya da kötü huylu kitlesi olan hastalarda lezyon yaygınlığının değerlendirilmesi
  • Şüpheli ya da kötü huylu kitlesi olan hastalarda bölgesel lenf nodu değerlendirilmesi
  • Girişimsel işlemler sırasında kılavuz amaçlı

Meme Ultrasonu Ankara

Meme ile ilgili şikayet ve hastalıklar ile ilgili olarak meme dokusuna yönelik yapılan ultrasonografik incelemedir. 40 yaş altı görüntülemede ilk tercih olarak meme ultrasonu kullanılır. Meme ultrasonu bir tarama tetkiki değildir ve memenin görüntülenmesinde kullanılan en önemli radyolojik tetkiklerdir biridir.

Meme Ultrasonu ses dalgalarından faydalanılarak meme içi yapılarının değerlendirilmesini sağlayan, radyasyon içermeyen, basit pratik bir tanı yöntemidir. İnceleme sırasında ağrı olmaz ve inceleme öncesi ön hazırlığa gerek yoktur. Ankara meme ultrasonu açısında çok sayıda sağlık merkezinin olduğu illerdendir.

meme ultrasonu gulhiz karatas

Meme Ultrasonu Kimlere Yapılabilir?

  • Memesinde ağrı veya ele gelen bir kitle şikayeti olanlara,
  • Emziren annelere,
  • Gebelere,
  • Menopoz döneminde hormonal tedavi alanlara,
  • Silikonu olanlara,
  • Meme kanseri geçirmiş kadınlara,
  • Meme ile ilgili şikayeti olan erkek hastalara

biyopsiye rehberlik amacıyla meme hastalıklarının teşhisi için güvenilir bir şekilde kullanılabilir. Ayrıca, 40 yaş üzeri meme kanseri taraması amacıyla yapılan mamografi işlemi sonrasında mamografinin yetersiz kaldığı durumlarda ya da saptanan bir kitlenin iyi huylu ya da kötü huylu olduğunun değerlendirilmesinde de yine ilk başvurulacak yöntem meme ultrasonografisidir.

Meme kanseri şüphesi olan hastalarda meme ultrasonunun faydalı olduğu durumlar;

  • Mammografide tespit edilen bölge ya da kitlenin özelliklerinin belirlenmesi ve yapısal bozukluk açıdan değerlendirilmenin yapılması
  • Kistik kitlelerin tanımlanması; basit kistlerden kanser gelişimi beklenmezken, kist içerinde katı içerik varlığında meme biyopsisi önerilebilir.
  • Meme muayenesinde tespit edilen kitlenin mammografide görülemediği durumlarda, meme ultrasonu daha iyi görüntüleme sağlayabilir (Özellikle Yoğun memeye sahip kadınlarda )
  • Mammagrafide şüpheli olarak görülen kitlenin ultrason eşliğinde biyopsi alınmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi,
  • Meme kanseri olan hastalarda ameliyat öncesi kemoterapi verilmesi planlanan hastalarda, kemoterapi öncesi kitlenin yerinin işaretlenip, boyutlarının ölçülmesi

Meme ultrasonu yapılırken ilk dikkat edilmesi gereken nokta acele edilmemesi ve yeterli vaktin ayrılmasıdır. Aksi takdirde hızlıca yapılan bir meme ultrasonu incelemesinde küçük kitlelerin saptanması gözden kaçabilir.

Meme ultrasonu ile mamografi birbirini tamamlayan tetkiklerdir. Mamografi çok kısa sürede çekilir ve memeyi tümüyle gösterir. Meme ultrasonu ise daha uzun sürer, memeyi kesit kesit tarar ve ultrasonu yapan hekimin tecrübesi ile oldukça alakalıdır.

Meme görüntülemesinde memedeki kitlelerin özelliklerine göre sınıflandırıldığı ve önerilerde bulunulan sisteme BIRADS adı verilir. 0 dan 6’ya kadar sınıflandırılan BIRADS sınıflandırmasına göre;

BIRADS-0; Yeterli değerlendirilme yapılamayan durumlar, başka yöntemle değerlendirilme önerilir.

BIRAD-1; Bölgesel normal meme dokusunun kalınlaşmasının kitle görünümüne yol açması durumları olup tamamen normal kabul edilir.

BIRAD-2; Basit kistler, duktal genişleme, meme içi nodül, lipom varlığının olduğu durumlar olup benign (iyi huylu) kabul edilir.

BIRAD-3; Kompleks kistler, fibroadenomların olduğu durumlar olup çoğunlukla iyi huylu kabul edilir (kanser görülme riski %2 den az)

BIRAD-4; Kötü huylu kitle görünümüne ait bir bulgunun olması durumu olup şüpheli kitle olarak kabul edilir.( kanser görülme riski %2-95 arası)

BIRADS-5; Kötü huylu kitle görünümüne ait birden fazla bulgunun olması durumu olup malign (kötü huylu ) kitle olarak kabul edilir (Kanser riski %95 ten fazla)

BIRADS-6; Biyopsi ile doğrulanmış meme kanseri

BIRADS-1 takip gerektirmez, BIRADS-2 olarak raporlanan meme ultrasonlarında belli aralıklarla takip önerilir. BIRADS-3 kısa aralıklı takip ya da gerekli görüldüğünde biyopsi yapılmasını gerektirebilir. BIRADS-4 ve 5 olarak raporlanan meme ultrasonlarında biyopsi yapılması kesinlikle önerilir.

Meme ultrasonu nasıl çekilir?

Ultrason çekim odasında muayene masası üzerine hasta sırt üstü uzanır , belden yukarısının tamamen açıkta olması inceleme için uygun olur. Çekilecek olan meme üzerine ultrason jeli sürülür ve prob meme üzerinde gezdirilerek tarama gerçekleştirilir.

meme ultrasonu

Memede tespit edilen lezyonun yerine göre hastalara pozisyon verilir. Meme iç taraf lezyonlarında sırt üstü uzanıp, karşı taraf kol başın altına yerleştirilerek inceleme yapılır. Meme yan tarafında lezyon varlığında hastanın aynı taraf kolu yine baş altına yerleştirilip karşı tarafa hafif yan dönmesi istenebilir.

Hastanın yana dönme derecesi meme büyüklüğüne, meme içinde lezyon yerine göre değişebilir. Yerçekimi etkisiyle memenin yoğunluk ve şeklinin değişmesi nedeniyle meme ultrasonu sırasında hastanın pozisyonunun sık sık değiştirilmesi ve uygun pozisyonun bulunması önemlidir.

Küçük memesi olan hastalarda sırt üstü yatırılarak yapılan inceleme yeterli olabilirken, özellikle büyük meme hacmi olan kadınlarda sık pozisyon değiştirilmesi, doğru ve yeterli bir meme ultrasonu incelemesi için şarttır. Yine meme ultrasonu sırasında ultrason probu ile meme üzerine değişen derecelerde bası yapılarak meme dokusunun değerlendirilmesi sağlanır.

Meme ultrasonu fiyat?

Meme ultrasonu fiyatları Ankara içerisinde yapılan değişik merkezlerde farklılıklar göstermekle birlikte çoğunlukla birbirlerine benzer aralıktadır. Diğer ultrasonografik işlemlerle mukayese edildiğinde pahalı olmadığı söylenebilir.

Meme ultrasonu ne kadar sürer?

Çekilecek olan memedeki hastalığın özelliğine göre değişmekle birlikte ortalama 30-45 dakika kadar sürmektedir. Kanser açısından şüpheli alanlar yoksa bu süre daha da kısa olabilmekte ya da şüpheli alanlar varsa onların ayrıntılı incelemesi nedeniyle bu süre daha da uzayabilmektedir.

Sık Sorulan Sorular

Mamografi Nedir?

Meme hastalıklarının tanısında röntgen ışınları kullanılarak çekilen bir radyolojik tetkik yöntemidir. Meme ultrasonografisinden tamamen farklı bir işlemdir. Ülkemizin tarama programı nedeniyle 40 yaş sonrası kadınlarda mamografi taraması yapılmaktadır.

Bu mamografi incelemesi taraması sırasında meme yapısında yoğunluk ve şüpheli kitleler olursa, bu durumların meme ultrasonu ile teyit edilmesi gerekir.

Mamografi düşük dozda X-ışını içeren bir tetkikdir ve genellikle dijital mamografi tercih edilir. Meme ultrasonu ise mamografiye yardımcı olarak özellikle genç hastalarda yol gösterici olabilmektedir.

Hasta 40 yaş altı ise öncelikle ultrason ile başlanılır. Meme ultrasonu ses dalgaları ile çalıştığından dolayı hastaya herhangi bir zararı olmaz. Kitle sıvı mı yoksa katı mı olduğuna bakılır.

Öncelikle memenin yapısına bakılır, yoğunluğu değerlendirilir. Yoğunluktan kastedilen şudur; memeyi oluşturan yapılar süt kanalları, süt bezleri ve yağ dokusudur. Bunların birbirlerine olan oranı önemlidir. Eğer süt bezleri ve süt kanalları oran olarak daha yüksekse meme daha yoğun bir meme olarak tanımlanır. Bu durum görüntüleme açısından bir takım zorluklara neden olabilir.

Memedeki kistler farklı mıdır?

Meme yapısından sonra, meme içerisinde herhangi bir kitle olup olmadığı değerlendirilir. Meme içerisindeki kitleleri 2 ye ayırabiliriz. Birincisi içlerinde sıvı olan kesecik görünümlü kistlerdir. Bu kistler çok sık olarak görülmektedirler. Bu durumlarda aslında meme kanseri riskinde bir artışa sebep olmaz.

Ancak büyüyebilir ve ağrı yapabilirler. Bu nedenle zaman zaman eğer 3-4 cm’yi buluyorsa büyüklükleri boşaltmak gerekebilir. Boşaltma işlemi memedeki kistlerin içerisindeki sıvının ince iğneler ile boşaltılması işlemidir.

İkinci kitleler daha sert olan kitlelerdir. Bunlar daha önemli olan kitlelerdir. Bu kitlelerin iyi huylu olup olmadığı değerlendirilmelidir. Eğer iyi huylu oldukları tespiti yapılırsa bu aşamadan sonra belirli aralıklarda takipleri yapılmalıdır. Sonraki aşamada katı olan kistlere biyopsi yapmak tercih edilir.

Meme kitlelerinin ultrason ile değerlendirilmesi;

  1. Büyüklük; kitlenin uzun ve kısa eksen çapları ölçülür. Takipte büyüme ya da küçülme düzeyine bakılır.
  2. Şekil; Kitlenin eninden daha uzun ya da enin uzunluktan fazla olması, duktuslara doğru uzanmanın olup olmadığı değerlendirilir.
  3. Yüzey; Kitle yüzeyinin düzgün, kenarları düzensiz, lobulasyon varlığı ( kitlede bölümlenme olması, 3 ten az lobulasyon olması şüpheli kabul edilmez), köşeli kenar ya da dikensi çıkıntı varlığı, kitle etrafında zar yapısı olup olmadığına bakılır.
  4. Yapı; izoekoik, hiperekoik ya da hipoekoik olma durumu, karışık ya da homojen ekojenitede olma durumu, kalsifikasyon varlığı
  5. Çevre doku; kitle etrafında ekojenik halo varlığı, dallanma olup olmadığı, akustik gölgelenme varlığı

Meme Biyopsi Yöntemleri Nelerdir?

Meme biyopsi için birkaç yöntem vardır;

  • İnce iğne aspirasyon biyopsisi,
  • Kalın iğne biyopsisi,
  • Cerrahi biyopsi,

Cerrahi biyopsi artık çok tercih edilen bir yöntem değildir. Daha çok kalın iğne biyopsisi tercih edilir.

Kalın iğne biyopsisi için, o bölgenin uyuşturulması sonucu tıbbi otomatik tabanca ile birkaç tane biyopsi örneği alınarak, patoloji incelemesine gönderilir. Biyopsi incelemesine ek olarak immün testlerde yapılmaktadır. Bu immün testlerde östrojen ve progesteron reseptörleri her iki düzey gibi bilgilere ihtiyaç duyulur.

Daha sonraki aşamada hastanın evresine göre taramaya ihtiyaç duyulur. Taramada daha çok PET/CT tercih edilir. Hem kolay ulaşılması hem de tek tetkikte birçok organı göstermesi açısından tercih sebebidir.

PET/CT sonrası hasta için tedavi planı yapılır. Erken dönemdeki hastalarda daha çok cerrahi ile başlanılıp ileri dönemdeki hastalarda ise sistemik tedavi denilen kemoterapi yada hormonal tedavi ile devam edilir.

Bunun dışında memede değerlendirilen başka bir husus meme protezlerinin durumudur. Silikon implantı memelerde yırtık şüphesi durumunda meme biyopsilerine eşlik etme durumu açısından da ilk tercih yöntemi meme ultrasonudur.

Son olarak da meme ultrasonu sadece kadınlarda değil erkeklerde de yapılır. Erkeklerde herhangi bir ağrı veya meme de kitle varlığı varsa erkeklerde de güvenli bir yöntem olarak meme ultrasonu yapılabilir.

Mamografi yerine meme ultrasonografisi yaptırsam olur mu?

Mamografide röntgen ışınları kullanılarak çekim yapılırken ultrasonografide ses dalgaları kullanılarak çekim yapılmaktadır. Birbirlerinden tamamen farklı olan radyolojik görüntüleme yöntemleridir.

Bununla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özelliğe sahip olup tanı koymada beraber kullanıldıklarında tanı değerini artırmaktadırlar. Mamografi veya ultrason yapma durumuna doktorlar karar vermelidir.

Ultrasonda kanser belli olur mu?

İşlem sırasında kanser açısından şüpheli lezyonlar görülebilir ve tanımlanabilir. Ancak meme kanseri için unutulmaması gereken kesin tanı için biyopsi ve histopatolojik tanı gerekliliğidir. Lezyonların özelliklerine göre biyopsi yapılıp yapılmıyacağına karar verilir. Genellikle biyopsi amacı ile de ultrasondan faydalanılmaktadır.

İlk meme Ultrasonografisi, ailesinde hiç meme kanseri bulunmayanlar için 35 yaşından sonra yaptırmalıdır. Ailesinde meme kanseri olanlar ise 25 yaşından sonra meme ultrasonu yaptırmaya başlayabilirler. Ailesinde meme kanseri riski olanlar ise 32 yaşından sonra mamografi ile takip edilmelidir.

Memede tespit edilen kitlede kanser şüphesini uyandıran ultrason kriterleri:

  1. Kitlenin şeklinin eninden daha uzun görünümde olması
  2. Kitlenin düzensiz, köşeli ,dikensi kenarlara sahip olması
  3. Kitlede 3’ten fazla lobulasyon olması
  4. Kitlenin hipoekonik olması, kalsifikasyon içermesi
  5. Kitleyi çevreleyen kapsül (zar) yapısının olmaması
  6. Kitlenin etrafında ekojen halo görülmesi
  7. Kitlenin çevre dokuya ya da kaslara yapışık görünümde olması
  8. Kitle arkasında gölge görünümünün olması

Meme ultrason sonucu ne zaman çıkar?

Meme ultrason sonucu genellikle çekim sonrasında yarım saat içinde raporlanarak hastalara verilmektedir.

Meme ultrasonografisi Erkeklerde yapılır mı?

Erkeklerde bazı durumlarda (çeşitli hormonal bozukluklar ya da kanser gibi) memelerde büyüme ya da ele gelen sert kitleler oluşabilmektedir. Bu hastalarda tanı konulmasında ya da gerektiğinde biyopsi yapılmasında meme ultrasonu kullanılmaktadır.

Mikrokalsifikasyon nedir?

Mikrokalsifikasyon terimi mamografi çekimi sırasında küçük noktasal tarzda kalsifiye lezyonları tanımlamak için kullanılmaktadır. Ultrasonda büyük oranda görüntülenemezler.

Memede mikrokalsifikasyon olur mu?

Memede mikrokalsifikasyonlar önemli bir durum olup mamografi ile belirlenirler. Kimi zaman önemli patolojilere eşlik ettiği için takip gerektiren bir durumdur.

Meme biyopsi sırasında ultrason kullanılır mı?

İşlem sırasında şüpheli alanlar görüldüğünde bu lezyonların bulundukları alan noktasal olarak belirlenir. Kimi zaman dıştan fizik muayene ile bu lezyonlar ele gelmez. Bu nedenle ultrason ile belirlenmiş olan noktalardan meme biyopsisi ultrason eşliğinde yapılmaktadır.

Meme ultrasonografisi adetliyken çekilir mi?

Adetli olunan dönemde çekilmesi tercih edilmezken, adet döneminde de çekilebilir. Tercihen adet döneminden 4-5 gün sonra yapılması uygun olur.

Hamileyken yapmaya gerek var mı?

Hamile iken yapılabilir. Ancak her gebelik döneminde yapılması gerekli bir  işlem değildir. ağrı, şişme, kızarıklık, sertlik durumlarında yapılması uygun olur.

Emzirirken meme ultrasonu yapılır mı?

Emzirme dönemi olarak da bilinen laktasyon döneminde şişlik, kızarıklık, sertlik , kanlı akıntı gibi durumlarda ultrason yapılabilir. Radyasyon içermediği için güvenle kullanılır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here